SANAL ORTAMDA HAKLI ve HAKSIZ REKABET

Bir önceki yazımızda alan adlarının tespitine değinmiş, ülke aidiyeti içermeyen alan adları tescilinde markanın hak sahipliği ispatı için kullanılabilecek bir tescil olduğunu, ülke aidiyeti içerenlerde ise marka belgesinin belgeli tescil için en çok kullanılan belge olduğunu söylemiştik.

Bu yazıda markanın nasıl tescil edileceği ve marka ile alan adı bağlantısını inceleyeceğiz.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, bir harf grubunu alan adı olarak tescil ettirmek için marka tescili zorunlu değildir. Türkiye için yapılacak tescillerde, .com.tr uzantılı alan adları açısından marka tescil başvurusu veya marka tescil belgesi kabul edilen belgelerdendir. Marka tescil başvuru belgesi ile yapılan başvurular askı sürecinden geçerken, marka tescil belgesi sunulan başvurular diğer koşullar yerine getirilmişse derhal alan adı başvuru sahibi adına tahsis edilir.  Marka tescil başvuru belgesi ile yapılan başvurularda marka tescili başvurusunun olumsuz sonuçlanması durumunda alan adı başvurusu da kabul edilmeyecektir.

Ülke aidiyeti içermeyen alan adı başvuruları açısından başvuruda belge sunulması gerekmediğinden marka tescili de zorunlu değildir. Ancak, bir önceki yazımızda belirttiğimiz gibi, alan adının kötü niyetli tescili şikayet üzerine alan adının tescilinin iptali sonucunu doğurmaktadır. Marka burada önemli olmakta, alan adı tesciline karşı iptal talebinde bulunan kişinin alan adı  tescilinden önce tescil edilmiş bir markası varsa ve alan adını tescil ettiren kişi daha eski bir tarihe dayanan başka bir yasal dayanağı olduğunu (örneğin marka tescilinden önce bu adı işletme adı olarak sicile kaydettirdiğini veya bu adda bir dergi çıkarttığını vb.) ispatlayamazsa alan adı tescili iptal edilerek marka sahibine verilecektir.

İnternette alan adı ile marka arasında çok sık bir bağlantı kurulamamasının en önemli nedeni alan adının doğası gereği eşsiz, tek olması gerekirken, aynı markanın farklı ürün veya hizmet sınıflarında birden fazla kişi asına tescil edilebilmesidir. Bu durumda aynı markanın birçok tescilli hak sahibi olabildiğinden alan adı tescilinde “ilk gelen alır” kuralı işletilmektedir. Bu durumda mesela “coca-cola” markasını ayakkabı sınıfında tescil ettirmiş bir kişi cocacola.com alan adını alıp burada ayakkabılarını tanıtırsa, alan adı tahkiminde Coca Cola Company nin şikayeti haklı bulunmayacaktır. Ancak, aynı şirket bu alan adında gazlı kolalı içecek işine ait tanıtım ve pazarlama faaliyeti yürütürse  bu alanda tescilli marka sahibi olan Coca Cola Company nin şikayeti haklı bulunacaktır.

Bu nedenlerle özellikle internet üzerinde bir iş başlatmak isteyen kişilerin alan adı başvurusu yaparken başvuracakları alan adının bu alanda tescilli bir marka ile aynı veya karıştırılacak derecede benzer olup olmadığını araştırmaları ve aynı şekilde alan adı alırken aynı ifadeyi çalışma alanlarında marka olarak da tescil ettirmeleri önemlidir.

Marka tescili zor ve masraflı bir süreç değildir. Bir marka vekili aracılığı ile makul bir ücret karşılığında yapılabileceği gibi, TPE (Türk Patent Enstitüsü) internet sitesi üzerinden e-imza ile tüm başvuru işlemi yapılabilir veya e-imzasız olarak ön başvuru yapılıp ıslak imzalı formlar kargo ile TPE ye ulaştırılarak başvuru yapılabilir. Türkiye Madrid Anlaşması’na taraf olduğundan TPE üzerinden aynı şekilde tüm taraf 86 ülkede tescil başvurusu yapılabilmektedir.

İnternet ortamında marka ihlali başta markanın alan adı olarak haksız tescili olmak üzere pek çok şekilde ve sıklıkla görülmektedir. Bir sonraki yazımızda tescilli markanın arama motorlarında, sosyal medya anahtar kelimelerinde ve kullanıcı adlarında kullanımı ile devam edeceğiz.

Haksız ticaret

Kıran kırana rekabet mi, fairplay mi?